“Sizin Döneminiz Bitti”: Köpek Eğitiminde Şiddetin ve Zorbalığın Sonu
“Sizin Döneminiz Bitti”: Köpek Eğitiminde Şiddetin ve Zorbalığın Sonu
Giriş
Köpeği kafese koyarak eğittiğini sanan,
itaati korkuyla karıştıran,
boğma tasmasını “kontrol” diye pazarlayan,
şok tasmasını “modern yöntem” diye sunan bir anlayış var. Bu anlayış köpeği:
Sosyal bir canlı olarak değil,
Duygusal bir varlık olarak değil,
Sürü yapısının parçası olarak değil,
yalnızca düzeltilmesi gereken bir problem olarak görüyor.
Bu yazı açık bir duruştur:
Sizin döneminiz bitti. 1. Kafes Kültürü: İzolasyonu Normalleştirmek
Köpekleri çiftliklerde ayrı ayrı kafeslerde tutmak,
davranışı sosyal bağlamdan kopararak “gözlem” adı altında izole etmek,
ev eğitimlerinde ailelere “kafes alın, disiplin olur” demek —
köpeğin doğasına aykırıdır.
Köpek:
Sosyal bir canlıdır
Alan paylaşımıyla dengelenir
Bağ kurarak öğrenir. Onu idrar yaptığı zeminle aynı yerde yatırmak,
keskin amonyak kokusu içinde yemek yemesini “normal” ve “etik” görmek;
bu yalnızca bilgisizlik değildir.
Bu yaklaşım:
Empatiden yoksun bir bakıştır.
Ahlâktan yoksun bir ifadedir. 2. Sosyal Yapıyı Bilmeden Eğitim Olmaz
Köpek:
Sezgisel sürü düzenini okur
Enerji ve liderliği hisseder
Güvenle bağ kurar
Liderlik:
Boyun sıkmak değildir
Bağırmak değildir
Korkutmak değildir
Liderlik güven üretir.
Sosyal yapıyı bilmeden yapılan her müdahale,
köpeğin doğasına karşı bir zorlamadır. Bilgiye rağmen bunu sürdürmek:
Masum bir hata değildir.
Art niyetli bir ısrardır. 3. Boğma Tasması: Fiziksel ve Nörolojik Zarar
Boğma tasması bir “iletişim aracı” değildir.
Fiziksel baskı aracıdır.
Etkileri:
Boyun omurlarında baskı
Trakea hasarı riski
Oksijen azalması
Beyinde hipoksi
Tansiyon yükselmesi
Göz içi basınç artışı. Oksijeni azalan beyin savunmaya geçer.
Korku altında öğrenme gerçekleşmez; yalnızca bastırma olur.
Bunu bilip hâlâ savunmak:
Bilgisizlik değil,
Ahlâktan yoksun bir tercihtir. 4. Şok Tasması ve Şok Cihazları: Zulmü Normalleştirmek
Şok tasması ve elektrikli eğitim cihazları,
köpeğin boynuna ya da bedenine doğrudan acı ileten araçlardır.
Bu cihazların etkisi:
Ani stres patlaması
Kortizol yükselmesi
Güven kaybı
Öğrenme yerine korku eşleşmesi
Elektrik ile itaat sağlamaya çalışmak:
Eğitim değildir.
Sevgi değildir.
Disiplin değildir. Bu yaklaşım:
Ahlâktan uzak bir yöntemdir.
Sevgiden yoksun bir uygulamadır.
Ve açıkça zulümdür.
Canlı bir varlığı acı yoluyla bastırmak,
“işe yarıyor” diyerek savunulamaz.
Bunu sürdürmek:
Haince bir kayıtsızlıktır.
Vicdani bir çöküştür. 5. Eğitimi Davranış Düzeltmeye İndirmek
Köpek eğitimi:
Otur
Kalk
Yapma
komutlarından ibaret değildir.
Eğitim:
Duygusal regülasyon öğretmektir
Güvenli sınır kurmaktır
İlişki inşa etmektir
Köpeği yalnızca “düzeltilecek davranış” olarak görmek:
Onu canlılıktan çıkarıp nesneye indirgemektir.
Bu bakış açısı yalnızca köpeğe zarar vermez;
sahibin emeğini, zamanını ve umudunu da çalar. 6. Etik ve Ahlaki Sınır
Şiddetle, zorbalıkla, baskıyla yapılan her yöntem:
Etik dışıdır
Ahlak dışıdır
Bugün:
Nörobilim var
Etoloji var
Davranış bilimi var
Bilgiye rağmen şiddeti savunmak:
Hata değildir.
Ahlâktan yoksun bir duruştur.
Art niyetli bir ısrardır. 7. Sait Emre Güneş’in Duruşu
Bu bir yöntem tartışması değil.
Bu bir vicdan meselesidir.
Sait Emre Güneş’in tavrı nettir:
Köpeklere şiddetle, baskıyla, elektrikle, boğmayla itaat ettiren anlayışın dönemi bitmiştir.
Köpek:
Fedakâr bir canlıdır
Duygusaldır
Bağ kurar
Güven ister. Onu anlamadan yapılan her müdahale:
İnsanların emeğini çalar.
Zamanını çalar.
Umudunu çalar. Son Söz
Korkuyla kurulan düzen eğitim değildir.
Acıyla sağlanan itaat başarı değildir.
Elektrikle bastırılan davranış gelişim değildir.
Şiddeti yöntem diye sunan anlayışın dönemi kapanmıştır.
Köpek zorbalıkla değil,
anlayışla büyür.
Baskıyla değil,
güvenle dönüşür.
Ve artık bu gerçeği görmezden gelmek,
masumiyet değil, bilinçli, kötü niyetli bir tercihtir. Yasalarımızın artık bu tarz eğitim modellerine ve Barındırma modellerine müdahale etmesini dilerim .