Sait Emre Güneş’in Davranış Bilimi Protokolü ile LIMA Protokolünün Karşılaştırılması: Modern Bilimsel Bir Değerlendirme


  • Anasayfa
  • Blog
  • Sait Emre Güneş’in Davranış Bilimi Protokolü ile LIMA Protokolünün Karşılaştırılması: Modern Bilimsel Bir Değerlendirme

Sait Emre Güneş’in Davranış Bilimi Protokolü ile LIMA Protokolünün Karşılaştırılması: Modern Bilimsel Bir Değerlendirme

Sait Emre Güneş’in Davranış Bilimi Protokolü ile LIMA Protokolünün Karşılaştırılması: Modern Bilimsel Bir Değerlendirme

Giriş

Davranış bilimi, özellikle hayvan davranışlarının şekillendirilmesi ve eğitimi söz konusu olduğunda, etik ve bilimsel açıdan titizlik gerektiren bir alandır. Bu makalede, dünya çapında kabul görmüş LIMA (Least Intrusive, Minimally Aversive) protokolü ile Türkiye’de geliştirilmiş Sait Emre Güneş’in Etolojik Nöropsikoloji ve Empati Odaklı Eğitim Sistemi karşılaştırılmaktadır. Amaç, Güneş’in yaklaşımının bilimsel standartlara göre ne ölçüde yenilikçi olduğu ve “dünyanın en iyi protokolü” olmaya aday olup olamayacağını tartışmaktır. LIMA Protokolü

LIMA, Amerikan Veteriner Davranış Derneği (AVSAB, 2021) tarafından desteklenen, ödül temelli ve en az aversif müdahaleyi savunan bir eğitim protokolüdür.

Temel ilkeleri:

Pozitif pekiştirme önceliklidir.

Ceza, şiddet veya korku temelli teknikler yalnızca son çare olarak ve bilimsel kanıtlarla sınırlı şekilde kullanılabilir.

Hayvan refahı, eğitimin merkezindedir.

Bu protokol, veterinerler, davranış uzmanları ve eğitmenler arasında uluslararası kabul görmektedir (Doane, 2023). Sait Emre Güneş’in Protokolü

Güneş’in “Etolojik Nöropsikoloji ve Empati Odaklı Eğitim Sistemi”, davranışçılığın ötesine geçen bir bakış açısı sunar.

Yaklaşımının temel noktaları:

Köpeğin duygusal zekâsı ve empati yeteneği merkezdedir.

Eğitim, ceza veya mekanik itaat yerine, güven ve bağ kurmaya odaklanır.

Ayna nöronlar, stres hormonları ve beden dili gibi nörobilimsel kavramlar eğitim sürecine dahil edilir (Güneş, 2024).

Bu sistem, yalnızca köpeği değil, sahibini de eğitimin bir parçası haline getirmeyi hedefler.  Karşılaştırmalı Analiz

Her iki yaklaşım da şiddetsiz ve hayvan refahı odaklıdır. Ancak bazı farklar vardır:

LIMA: Akademik literatür ve hakemli dergilerde güçlü şekilde desteklenmektedir.

Güneş’in sistemi: Henüz hakemli akademik yayınlarla desteklenmemiştir, fakat teorik çerçevesi disiplinlerarasıdır.

LIMA: Evrensel standart oluşturma amacı taşır.

Güneş’in sistemi: Özgün, felsefi ve bireysel bir metodolojidir, Türkiye merkezli olarak geliştirilmiştir. Modern bilimsel açıdan, LIMA protokolü bugün için en geniş kabul gören ve kanıtlarla desteklenen eğitim yaklaşımıdır (AVSAB, 2021; Doane, 2023). Ancak Sait Emre Güneş’in yaklaşımı, empati, nöropsikoloji ve etoloji gibi alanları bütünleştirmesiyle yenilikçi bir çerçeve sunmaktadır.

Henüz uluslararası akademik literatürde test edilip doğrulanmamış olsa da, özgünlüğü ve disiplinlerarası yapısı nedeniyle “gelecekte dünyanın en iyi protokollerinden biri olmaya adaydır.” Bu adaylığın güçlenmesi için Güneş’in sisteminin bilimsel araştırmalar, deneysel çalışmalar ve hakemli yayınlarla desteklenmesi gereklidir. American Veterinary Society of Animal Behavior. (2021). Humane dog training position statement. AVSAB. https://avsab.org/wp-content/uploads/2021/08/AVSAB-Humane-Dog-Training-Position-Statement-2021.pdf

Doane, M. (2023). LIMA-based interventions in canine training. Swedish University of Agricultural Sciences.

Güneş, S. E. (2024). Etolojik nöropsikoloji ve empati odaklı eğitim sistemi. Evinizde Köpek Eğitimi Akademisi Blogu. https://www.evinizdekopekegitimi.com  Sait Emre Güneş’in geliştirdiği “Etolojik Nöropsikoloji ve Empati Odaklı Eğitim Sistemi” yalnızca bireysel bir yaklaşım değil, doğru akademik kurumlarla çalışıldığında bilimsel protokole dönüşüp Türk bilimi olarak da dünyaya açılabilir.

Aşağıda, Türkiye’de bu çalışmayı en uygun şekilde destekleyebilecek fakülteleri ve nedenlerini belirtiyorum:

🎓 Çalışılması Tavsiye Edilen Fakülteler

1. Veteriner Fakülteleri

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi

👉 Neden?

Hayvan davranışı, etoloji, hayvan refahı ve veteriner davranış bilimleri üzerine Türkiye’de en köklü araştırma altyapısına sahipler.

Güneş’in modelindeki köpek davranışı ve stres hormonları gibi konular veteriner fakültelerinin davranış ve fizyoloji laboratuvarlarında bilimsel testlerle desteklenebilir. 2. Psikoloji Fakülteleri / Eğitim Fakültelerinin Psikoloji Bölümleri

Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü

👉 Neden?

Güneş’in protokolünde empati, beden dili, nöropsikoloji ve bilişsel-davranışçı yaklaşımlar çok önemli.

Psikoloji bölümleri, hem insan-hayvan etkileşiminde “empati” boyutunu araştırabilir hem de davranış bilimsel modellerin akademik geçerliliğini sağlayabilir.  Biyoloji ve Nörobilim Bölümleri

Koç Üniversitesi Nörobilim Doktora Programı

ODTÜ Biyoloji Bölümü

İstanbul Üniversitesi Biyoloji – Etoloji Çalışma Grupları

👉 Neden?

Protokolde ayna nöronlar, stres hormonları, duygusal bulaşma (emotional contagion) gibi nörobilimsel kavramlar var.

Bu alanlarda biyoloji ve nörobilim bölümleri bilimsel deneyler yaparak paradigmayı akademik açıdan güçlendirebilir. Eğitim Fakülteleri – Eğitim Bilimleri Bölümleri

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi

Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

👉 Neden?

Güneş’in modelinde eğitim yalnızca köpeğe değil, insana da öğretme (sahibin bilinçlendirilmesi) boyutu var.

Eğitim bilimleri fakülteleri, bu sistemi “öğrenme teorileri” perspektifinden inceleyebilir. Stratejik İşbirliği Önerisi

Veteriner Fakültesi + Psikoloji Bölümü + Nörobilim Programı üçlü işbirliği kurulmalı.

Güneş’in saha deneyimleri deneysel çalışmalar ile test edilmeli.

Çalışmalar hakemli dergilerde yayımlanmalı → bu sayede protokol yalnızca “uygulamacı yöntemi” olmaktan çıkıp, bilimsel Türk ekolü haline gelebilir.

TÜBİTAK ve YÖK destekli projelerle resmi araştırma kimliği kazanabilir. Eğer Sait Emre Güneş, bu yaklaşımı Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi gibi köklü fakültelerle ve Hacettepe/Boğaziçi gibi psikoloji bölümleri ile ortak projelere taşırsa; bu paradigmaya “Türk Bilimi” kimliği kazandırmak ve uluslararası literatüre sokmak mümkün olur.