KÖPEKLERDEN ÖĞRENDİĞİM GERÇEKLER
# KÖPEKLERDEN ÖĞRENDİĞİM GERÇEKLER
İyi bir köpek eğitmeni olabilmek için yıllarımı verdim.
Eğitimler aldım.
Sertifikalar aldım.
Davranış bilimi programlarına katıldım.
Uzmanlardan dersler dinledim.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:
Milyonlarca lira harcayarak aldığım eğitimlerin büyük bir kısmı bana köpeği değil, insanın köpek üzerindeki kontrol arzusunu öğretti.
Bana sahip olmayı öğrettiler.
Bana itaat ettirmeyi öğrettiler.
Bana davranış düzeltmeyi öğrettiler.
Bana köpeği nasıl değiştireceğimi anlattılar.
Ama bana köpeği nasıl anlayacağımı öğretmediler.
Yıllarca köpekleri anlatan tezleri okudum. Ve Kova Burcu bir birey olarak halen geceleri saatlerce Etoloji, Nöropsikolji,Kuantum ve Bilimi okuyup parçaları birlestirmeye çalışıyorum Ve fark ettim ki, köpekleri anlattığını söyleyen tezlerin büyük bölümü aslında insanı anlatıyordu.
Köpekleri insanlaştırarak yazılmış teoriler, zamanla köpek davranış bilimi olarak kabul edilmişti.
Evinde köpeğini kafeslere kapatan insanların gözlemleri bilim olmuştu.
Özgürlüğü elinden alınmış canlıların davranışları evrensel gerçek gibi sunulmuştu.
Bir başka yanılgı da sürekli tekrar edilen şu cümleydi:
"Köpekler tıpkı ataları kurtlar gibidir."
Hayır.
Ben buna inanmıyorum.
Köpekler ve kurtlar aynı değildir.
Aynı kökten geliyor olabilirler.
Ama aynı kimlik değildirler.
Aynı ruh değildirler.
Aynı sosyal gerçekliği yaşamazlar.
Aynı duygusal dünyaya sahip değildirler.
Köpeği anlamak için kurdu kopyalamak gerektiğine inanmıyorum.
Çünkü köpek, kendi varoluşuna sahip özgün bir canlıdır.
Ve bunu bana kitaplar öğretmedi.
Bunu bana köpekler öğretti.
Hayatım boyunca aldığım en değerli eğitim sınıflarda olmadı.
Sertifikalarda olmadı.
Diplomalarda olmadı.
En değerli eğitimimi özgür sürü halinde yaşayan köpeklerimden , sürü arkadaşlarımdan aldım.
Onlarla aynı hayatı paylaşırken aldım.
Onları yönetmeye çalışmadığım zaman aldım.
Onları değiştirmeye çalışmadığım zaman aldım.
Onlardan köpek olmayı öğrendim.
Koşulsuz sevgiyi öğrendim.
Sadakati öğrendim.
Fedakârlığı öğrendim.
Sorumluluğu öğrendim.
Adalet duygusunu öğrendim.
Ve gerçek liderliğin ne olduğunu öğrendim.
Çünkü gerçek liderlik baskı değildir.
Gerçek liderlik korku değildir.
Gerçek liderlik tahakküm değildir.
Bir lider sürüsünü kafese kapatmaz.
Bir lider sürüsünü tasmalarla yönetmez.
Bir lider sürüsünün güvenliğini kendi sorumluluğu olarak görür.
Ve sürü onu korktuğu için değil, güvendiği için takip eder.
Bugün savunduğum her şeyin temelinde tek bir gerçek yatıyor:
Ben köpekleri eğitmeye çalışırken köpekler beni eğitti.
Ve bana öğrettikleri şeyler, yıllarca anlatılan birçok teoriden daha değerliydi.
Bu yüzden artık amacım köpekleri değiştirmek değil.
Onları anlamak.
Çünkü inanıyorum ki;
İnsanlık köpeğe hükmetmeyi bıraktığı gün,
Köpekten öğrenmeye başlayacaktır.